Çocuk Psikoterapisi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile Çalışmak Vaka Örneği ile
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaygın konulan tanılardan biridir. %10 %12’lere varan rakamlara ulaşmaktadır. Yazımın geri kalan kısmında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna DEHB diyeceğim. Bu yazımda DEHB tanısı almış 9 yaş bir çocuğun oyun terapisi 8 aylık bir çalışmada sağaltımından bahsedeceğim. Bir psikoterapi yöntemi olan oyun terapisinde çocuğun iç dünyasından gelen semboller anlaşılıp seans içinde yorumlanır. Çocuğun duygusal belleğinde hala var olan doğum, anne karnı gibi meseleleri çalışılır. Aile ilişkileri çocuğun algısı çevresinde düzenlenir.
DEHB dışarıdan bakıldığında hareketli, yerinde duramayan, dağınık, ders çalışmak istemeyen, tutturan, arkadaş ilişkilerini sürdüremeyen bir yapı olarak görünse de altında yatan dinamikler farklıdır. Öğretmenler ve idareciler DEHB’nin sadece görünen kısmına yani sınıftaki meselelerine odaklanırlar. Fakat DEHB’li çocuklar görünenden fazlalardır. Bunu sizlere öğretmenleri ve idarecileri suçlamak için söylemiyorum. Onların görevleri bu zaten. Fakat aileler çocukların bu problemlerinin çözümünde sadece görünene odaklanmamalılardır. Buna odaklandıklarında problem ya geçmez, ya da giderek artar.
DEHB’li çocukların kendini algılayışları, çevreyi algılayışları, aile ilişkileri, duygusal gelişim dönemlerinin sağlıklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Diyeceğim o ki DEHB tanısı bir olabilir fakat her çocuk kendi hikayesinde değerlendirilmelidir. Anlatacağım bu vakamın seans gizliliğini korumak amacıyla bütün bilgilerini değiştirdim. Meselem sadece bir çocuğun iç dünyasını öğretmenler ve ebeveynlerin daha iyi anlamasıdır.
Geliş sebebi ve öykü
Anne baba T için sanki kasten bile bile karşı tarafı gıcık etmek üzere davranışlarda bulunduğu, sınır almadığı, hayırdan anlamadığı, sık sık bu yüzden ceza vermek zorunda kaldıklarını söylüyorlar. T ise okuldan yerinde duramıyor, derslerine odaklanmıyor. Çok fazla konuşuyor şeklinde şikayetler almaktadır. Bunlarla beraber T hala annesiyle yataklarını tam olarak ayırmış değildir. Zaman zaman annesinin yanında yatmak için tutturmakta zaman zaman kendi yatağında annesi ile beraber uyumaktadır. Tek yattığı çoğu zaman gece annesinin yanına gelmektedir.
İsmini T olarak adlandıracağım bu vaka 9 yaş erkek çocuğudur. Üç kardeşin en büyüğüdür. Anne T’nin planlı bir gebelik olmadığını söylemektedir. T ile hamilelik sürecinde aldırıp aldırmama konusunda kararsız kalmıştır. Hamilelik sadece psikolojik olarak değil sağlık olarak da zorlu geçmiştir. Bu süreçte eşinden yeterli destek görememiştir. Plansız bir sezaryen doğum sırasında kordon dolanması yaşanmış T 3 gün küvezde yatmıştır. Yaklaşık 24 ay emdikten sonra meme ile ayrışma memeye sürülen sabır taşı ile olmuştur. Bu acı tadı alan T bir daha meme emmek istememiştir. Tuvalet geçişi de gereğinden fazla uzamış T tuvaletten uzunca bir süre korkmuştur. Fakat zamanla alışmış önce çişini daha sonra kakasını tuvalete yapmayı kabul etmiştir. Anne burada T’yi zorladığını dile getiriyor. T henüz 4 yaşındayken bir kardeşi dünyaya gelmiştir, 7 yaşındayken de diğer kardeşi doğmuştur. Bu süreçte anne baba arasındaki ilişki tamamen yıpranmış ayrılma kararı almışlardır. T’ye henüz bunu açıklamasalar da zaten yıllarca anne baba arasındaki sağlıklı ilişkiye T şahit olmamıştır.

Resim: 1
Klinik Değerlendirme ve Psikoterapi Süreci
T’nin iç dünyasını daha iyi anlamlandırmak üzere Rorschach ve TAT testi aynı anda uygulanmıştır. İki klinik gözlem ve projektif testler sonucunda ön değerlendirme yapılmıştır. Bu testlerde kendini algılayışı kırılgan, babanın iç dünyasındaki yeri silik, annenin iç dünyasındaki varlığı aşırı yoğun görülmüştür. Bununla sınır düzeyde bir ruhsal işleyişi olduğu bu sebeple hayatın ilk dönemlerinde “güvendeyim” “çevre güvenli” gibi temel meseleleri yeteri kadar içselleştiremediği ortaya çıkmıştır. Bununla beraber tuvalet dönemindeki kimlik ediniminin yeteri kadar sağlıklı olmadığı saptanmıştır. Bunlarla beraber T’nin şöyle bir çatışma içinde olduğu söylenebilir. Beraber olmanın verdiği kimlik edinememe anksiyetesi ile kimlik edinmenin verdiği bireyselleşme çatışmaktadır. Bir başka deyişle nesnenin varlığı aslında T için tehdit unsurudur. Hipetaktivite böyledir işte. Hiçbir çocuğu odada tek başına iken ordan oraya koşarken göremezsiniz. Sınıf içinde artar. Nesne ne kadar çoksa kimlik edinmeyle ilgili çatışmalar o kadar fazladır. Hipetakvif hareket ruhu sakinleştirmek için vardır.
Anne karnı ve doğum süreci
Resim 1’de görünenler tam olarak oyun içinden değildir. Fakat T buna benzer oyuncaklarla oyun oynamaktadır. Yunus, su, balık, gemi oyunları çocuğun anne karnında deneyimlerini yansıtmaktadır. Yani aslında T sadece hayata geldiğinde değil anne karnında da çeşitli zor deneyimlere sahip olmuştur. Bu deneyimler çözümlenmeden görünenle çalışması T’nin anne karnında yaşadığı travmatik süreçleri, doğum deneyimlerini bastırmasına sebep olacaktır. Bu yüzden bilişsel ve davranışçı müdahaleler, yönergeler ve öğütler anne karnı ve doğum travması yaşamış çocuklar için geçerli olmaz. İlaç müdahaleleri bu çocuklarda semptomu sınıf içinde düzenlemekte çabuk bir etkiye sahip olabilir. Bu sebeple okul ilişkilerini düzenlemek açısından zaman zaman çocuk psikiyatrisine de danışarak tabi ki tercih edilebilir.
Seans Süreci ve Terapinin Sonlandırılması
T’nin psikoterapi süreci Deneyimsel Oyun Terapisi ile yapılmıştır. T’yi daha iyi anlamak üzere psikanalitik testlerden faydalanılmıştır. Böylece aile içindeki anne, baba ilişkilerinde T’nin algıları daha iyi anlaşılmış ve aile bu yönde yönlendirilmiştir.
1-10 Oyun Terapisi Seanslarının Özeti
Bu seanslar T için de aile için de zorlu geçtiği düşünülmektedir. Çünkü daha önce duymadıkları, fark etmedikleri meselelerle yüzleşmişlerdir. Ne kadar psikoterapi rahatlatıcı bir tedavi gibi görünse de insanın kendinden sakladığı, bastırdığı meselelerin su yüzüne çıkması da hiç kolay değildir. Bu sebeple annenin de kendi psikoterapi sürecine başlaması T’nin sürecinde faydalı olacağı düşünülmüştür. Anne de boşanma ile ilgili kararları, boşanmanın yasını daha işlevsel atlatmak üzere Psikodinamik Psikoterapi almayı kabul etmiştir.
T ilk oyunlarındaki metaforları daha çok kendinin fail ve terapistini kurban pozisyonuna koyan yerler olmuştur. Kılıçla savaşmak, silah, mafya, yakalanmak, hapise atılmak gibi oyunları T’nin iç dünyasındaki fail nesnesi ile yüzleştiği oyunlardır.
Bu süreçte oyun içinde sık sık regresyon oyuncakları kullanılmıştır. Biberonlar, çadır, emzik, bebek gibi figürler T’nin duygusal belleğinde hala var olan bebeklik dönemi oyunlarıdır. T burada algıladığı yaklaşımları oyun içinde terapistine göstermiştir.
10-20 Oyun Terapisi Seanslarının Özeti
Bu seanslarda T artık fail konumundan çıkıp oyun içinde kurban rolüne geçmiştir. Yani duygusal belleğindeki algıları bizzat bedenin tekrar hissetmek, deneyimlemek ve üstesinden gelmek üzere oyunda daha çok ceza alan, canı acıyan pozisyonlarda bulunmuştur. Çocuklar bu pozisyona kendilerini travmanın üstesinden gelmek için geçirirler. Daha sonraki evrelerde ise kurban rolünde güçlenerek yeni bir kimlik kazanımı elde ederler.
Bu seanslarda bir özdeşim nesnesi olan baba figürüne dahil semboller daha çok dikkat çekmiştir. Taç, kral, müdür gibi temalarla T babası ile kuramadığı özdeşimi oyun içine getirmiş bu meselesi üzerine çalışmıştır. Çünkü babası ile ilgili meseleleri çözememek T’nin erkek çocukları için 3-6 yaş ödipal dönemi çatışmalarında takılı kalmasına sebep olmaktadır. Bu takılı kalmalar sınıf içinde sınır almama, dürtülerine engel olamama gibi zorlayıcı bazı çatışmaları beraberinde getirmektedir. Aslında T ne kadar sınırlara hayır dese de sınıf içinde bir “baba” figürü aramaktadır. Bu arayışla ilgili temel meseleler psikoterapi görüşmelerinde çalışılmadan da ödül ve ceza sistemleri etki etmemektedir. Çünkü T’nin arayışı çok daha bilinçdışı süreçlerde gerçekleşmektedir. Bir başka deyişle içselleştirdiği sembolik “baba” figürünü aramaktadır. Annenin baba hakkındaki evde olumsuz söylemeleri de T’nin özdeşimini zorlaştırmıştır.
Seansların Sonlanması
Her ayrılığın tatsız olduğu gibi seansların sonlanması da çocuklar için pek tatlı değildir. Kimi çocuklar seansları sonlandırmayı kendi seçerken kimi çocuklar ise buradaki zorunluğu ayrılıktan dolayı kendini suçlayabilmektedir. Çocuğun psikoterapi sürecinde çocuk terapisti bu ayrışmayı sağlıklı yapmakla yükümlüdür. Bu sebeple en az 3 görüşme bu ayrılık seans odasında çalışılmalıdır. T ile görüşmelerimizi sonlandırdığımız yer okulun artık şikayetlerinin çok büyük oranda azaldığı, T’nin kendi yatağında yatma sıklığının arttığı fakat tamamen bitmediği bir dönemde olmuştur. Ailenin şehir değişikliği sebebi ile seanslar zorunlu olarak sonlandırılmıştır. Aileye gittikleri yerde psikoterapi sürecinin devamlılığı önerilmiştir.
Klinik Psikolog Emrehan Mutlu
(Uluslararası Akredite Profesyonel Oyun Terapisti ve Süpervizörü)
Suadiye Mah. Bağdat Cad. Kadıköy / İstanbul