Ergenlik Döneminde Ebeveyn Nasıl Davranmalı?
“Şayet bu evin kurallarından hoşlanmıyorsan, dışarı çıkar kendi paranı kazanırsın.” Kapı çarpmalar, öfke nöbetleri, bilgisayar bağımlılıkları, saatlerce süren duşlar, sivilceler, kendi içine kapanmalar, isyanlar… Ergenliğin özünde aileleri zorlayan bir takım davranışlar vardır. Ergenlik döneminde ebeveynlik tutumları çocukluk döneminde farklı olmalıdır. Ebeveynin yıkılmadan ayakta kaldığı anlar çocuğu başarıya götürecek alanlardır. Yıkılmadan ayakta kalması gereken anları çocuk ebeveyne sık sık yaşatır.
Ergenlik Özellikleri
●Orijinallik arayışı (Dopamin risk verirken, aynı zamanda yaşama isteği, tutkulu ve maceracı bir yönü olabilir.) (Giyim kuşamda farklılık: saç boyatma, piercing yaptırma vs. ).
●Sosyal ilişkilerde artma (Destekleyici arkadaşlık sağlarken, tamamıyla arkadaşlık üzerine kurulu hayat riskli davranışları arttır. (Grup dinamikleri).
●Artan duygusal yoğunluk (Bazen aşırı gereksiz tepkiler, hayattan çok keyif alma hali). (En eğlenceli geçirdiğiniz vakit, en üzüldüğünüz dönem). (Komik olan çok komiktir).
●Yaratıcı araştırıcılık (Üretken yapar, fakat bu kadar derin araştırma kimlik bunalımına sokabilir).
Çocukluk dönemi ebeveyn kahraman olarak görünür (Ergenlik ebeveynde çocuğun yeri değiştiği gibi çocukta da ebeveynin yerinin değiştiği dönemdir) (Örn: Çok nayıf çocuktu) . Ergenliğe yaklaştıkça çocuk soyut işlem dönemine girer çocuklar. (Gelecek, para, yatırım, din, prestij, popülerite gibi kavramların anlamını öğrenir) Ebeveynin normal bir insan olduğunu görür. Haliyle hatalarını, kusurlarını fark eder. Bu yüzden aileden ayrılıp dış dünyaya açılırlar. Ebeveyn bu ayrılığa savaş açarsa doğal akışa karşı koymuş olur. Ebeveyn şelalenin akışını durduramaz, ama yönünü değiştirip gücünden faydalanabilir.
Ergenlik
Ergenlik sadece olumsuz geçişlerin olduğu dönem değil macera severliğin ve yeteneklerin arttığı dönemdir. Çocuğun kendini keşfettiği dönem. Ergenliğin özü hayatı kucaklamak ve zenginleştirmektir. Ergenlik boyunca zihnin farklı alanlarla bağ kurulur. Buna bütünleştirme denir. Bütünleştikçe fevrilik yavaşlar. Bu gidişat küçük görülmek yerine kabul etmek gerekir.
Ergenlik neyi içerir?
Yaratıcılık:
SOYUT DÜŞÜNME + ARTMIŞ ÖDÜL SİSTEMİ + KAVRAMSAL DÜŞÜNME
Yaratıcılık yanında asiliği de getirir. Asilik yaratıcılıktır. Bunu karşımıza almamalıyız.
Ergenlik inşa edilmeye çalışılan yol gibidir. Yol inşa edilirken şehirde doğal olarak elektrik su kesintileri olur. Ferrari misaldir aslında ergenler. Hızlı giden bir mekanizma vardır ama durduracak fren sistemi yoktur.
Zihinsel Görüş
Ergenlikte çocuğun ihtiyacı olan da budur. İçgörü, kişinin içinde bulunduğu durumdaki farkındalığı.
Empati, biz kalarak karşı tarafı anlamaya çalışma.
Korteks: Gördüklerimizin düşündüklerimizin haritasını oluşturur.
Zihinsel görüş: Kendi zihin haritamızı ve başkalarını zihin haritasını görme yeteneğidir. Zihinsel görüş dikkati içe vermek. O denizde yüzebilmektir.
Ergenlikte Zihinsel Görüş Egzersizleri
Maddi dünya fizikseldir, iç dünya zihinsel görüştür. Modern hayat fiziksel görüşe önem verir. (Maddiyat, yatırım, prestij, iş, olanak) Zihin sürekli yapılandılır. Çocuğun çaldığı enstrüman, oynadığı oyun, hayat tarzı vs zihnin yapısını değiştirir. Dopaminerjik sistemden ötürü bağımlılığı daha kolay geliştirirler.
Çocuğun elini karnına koyup kendisini dinlemesi. Bedenini ve zihnini dinlemesi zihinsel görüş egzersizidir. Duyguları isimlendirmek, sembolleştirmek de bu egzersizlerden biridir.
Ergenliği ergenlik yapan unsur: Dopamin
Ergen riskli davranışların sonuçlarından bir haber değillerdir sadece pozitifliğe yoğunlaşmaktadırlar. Bunun sebebi artan dopamindir. Artan dopamin salgısı coşkulu faaliyetlere yönlendirir.
Tecrübelere göre fazla dopamin salgılanır. ‘’Sıkılıyorum’’ sorusunun cevabı budur. Ne yapsa dopaminerjik olarak doymuyor.
Fazla dopaminin sonuçları ağırdır. Düşünmeden hareket etme, bağımlılığa yatkınlık, aşırı rasyonellik bunlardan biridir.
Ergenlikte ebeveynlik felsefesi PART:
Present(saygı duymak)
Ergenin kazandığı karaktere saygı duymaktır. Çocuklarımızın dönüştüğü insanı kontrol edemeyiz. Ergenlik döneminde bireyin kimliğine ailenin saygı duyması, sağlıklı ruhsal gelişim için temel bir ihtiyaçtır. Ergen, kendine ait düşünceleri ve tercihleri olduğunda görülmek ve kabul edilmek ister. Ailenin bu farklılaşmayı yok sayması, ergenin kimliğini gizlemesine neden olabilir. Saygı duyan bir aile, her davranışı onaylamasa bile anlamaya çalışır. Bu tutum, ergenin kendini savunmak zorunda hissetmeden ifade edebilmesini sağlar. Kimliğine saygı duyulan ergen, aile içinde daha güvende hisseder. Güven duygusu arttıkça, çatışmalar yerini iş birliğine bırakır. Ailenin yargılayıcı değil, kapsayıcı bir dil kullanması bu süreci destekler. Böyle bir ortamda ergen, hem bireyselleşir hem de aile bağlarını korur. Sonuç olarak aile saygısı, ergenin kimliğinin sağlam ve tutarlı bir şekilde gelişmesine katkı sağlar.
Atunne(uyum)
Ergenin yeni kimliği ile aile uyumlanmalıdır. Ergenlik döneminde birey, çocukluk kimliğinden uzaklaşıp kendine özgü yeni bir kimlik inşa etmeye başlar. Bu süreçte ergenin düşünceleri, değerleri ve duygusal tepkileri aile için tanıdık olmaktan çıkabilir. Ailenin bu değişimi bir tehdit değil, gelişimin doğal bir parçası olarak görmesi uyumu kolaylaştırır. Ebeveynlerin eski beklentilerde ısrar etmesi, ergenin anlaşılmadığını hissetmesine yol açabilir. Bunun yerine aile, dinleyen ve merak eden bir tutum benimsediğinde ilişki yeniden şekillenebilir. Ergenin sınır koyma ve bağımsızlık arayışı, saygı temelinde karşılandığında çatışmalar azalır. Aile üyeleri kendi rollerinin de bu süreçte değiştiğini kabul etmelidir. Kontrol eden ebeveynlikten rehberlik eden ebeveynliğe geçiş, uyumun önemli bir parçasıdır. Açık ve yargılamayan iletişim, ergenin yeni kimliğini güvenle ifade etmesini destekler. Böylece aile, değişen kimliklerle birlikte büyüyen ve dönüşen bir sistem haline gelir.
Rezonans
Rezonans: İçsel duygumuzdur. Bir başkasının duygusuyla şekillenir.
Duygularla mücadele ettiğimizde azalmazlar. Aksine artarlar (Tenis topu).
Anne güvenlbağlanarak iskelet oluşturur. Çocuk mizaç ve çevreyle bunu şekillendirir. Donatır.
Trust(Güven)
Ergenin kazandığı yeni kimliğe aile güvenmelidir. Çocuğunun iç dünyasına dışarı vurmayı engelleyecek baskıcı davranışlarda bulunmamalıdır. Ergenlik döneminde bireyin yeni kimliğine güvenmesi, ruhsal gelişiminin temel yapı taşlarından biridir. Bu güven, ergenin kendini tanıma ve sınırlarını fark etme süreciyle birlikte oluşur. Kendi düşüncelerinin ve duygularının değerli olduğunu hissetmesi, içsel sağlamlığı artırır. Ergen, deneme ve yanılmalar yoluyla kimliğini sınarken bazen kararsızlık yaşayabilir. Bu kararsızlıklar, kimliğin zayıflığı değil, oluşum halinde olduğunun bir göstergesidir. Yeni kimliğine güvenen ergen, dış onaya daha az bağımlı hale gelir. Hatalarını kişiliğine yönelik bir tehdit olarak değil, öğrenme fırsatı olarak görebilir. Kendine güven arttıkça, ergen ilişkilerinde daha net ve dürüst olur. Bu güven, duygusal dalgalanmalarla baş etme kapasitesini de güçlendirir. Sonuç olarak ergenin yeni kimliğine duyduğu güven, yetişkinliğe geçişin psikolojik temelini oluşturur.