Sürekli Ağlama İsteği Neden Olur?

Gündelik hayatın koşturmacası içinde bazen içimizde adını koyamadığımız ağır bir iç sıkıntısı belirir. Bedenimiz ve zihnimiz taşıyamadığı bu devasa yükü gözyaşlarıyla dışarı atmanın yollarını arar. Psikanalitik kuramın temellerini atan Sigmund Freud bastırılmış duyguların asla yok olmadığını, aksine bilinçdışında diri diri gömülerek ileride çok daha sarsıcı yollarla yüzeye çıkacağını vurgular. Yetişkinlerde sıkça görülen ve aniden gelen sürekli ağlama isteği aslında zihnin çok uzun zamandır tuttuğu bir nefesi bırakma çabasıdır.

Donald Winnicott sahte kendilik yapısına dikkat çeker. Kişi erken çocukluk döneminden itibaren çevresinden onay almak, sevilmek ve dış dünyaya uyumlanmak adına kendi gerçek hüznünü veya kırılganlığını derinlere iterek sahte bir dayanıklılık zırhı giyer. Ancak iç dünya bu ağır inkarı sonsuza dek sürdüremez. Duygular zamanında yaşanıp ifade edilmediğinde içeride birikerek devasa bir kaygı havuzu oluşturur. En ufak bir sarsıntıda zihnin ördüğü o kalın savunma duvarları aşılır ve içeride yıllarca bekleyen yaralı gerçek kendilik durdurulamayan gözyaşlarıyla varlığını nihayet görünür kılmaya çalışır.

Sürekli ağlama isteği için psikolojik destek
Psikolojik Destek
Sürekli Ağlama İçin Uzman Desteği

Durduk yere ağlıyor, gözyaşlarınızı durduramıyor ve bu durumun neden olduğunu bir türlü anlayamıyorsanız yalnız değilsiniz. Psikolojik destek süreci, o gözyaşlarının ardındaki bastırılmış duyguları ve yaşanamamış hisleri anlamanıza, içsel yükü güvenle boşaltmanıza ve kendinize şefkatle yaklaşmaya başlamanıza yardımcı olabilir.

Gizli ve güvenli iletişim Telefonla ön görüşme imkânı

Sürekli Ağlama İsteği Nedir?

Psikolojide ağlama hissi salt bir üzüntü ifadesi değil bastırılmış duyguların bedensel bir feryadıdır. İnsan bazen dış dünyaya karşı o kadar uzun süre güçlü görünmek zorunda kalır ki içerideki o ürkek ve yorgun taraf tamamen görünmez olur. Kişinin etrafındakiler üzgünlüğümü görmesin diye hislerini sürekli baskılaması, duyguların zamanında açığa çıkmasını engeller.

Yaşanamayan bu duygular ruhsal dünyada kar topu etkisiyle büyür. İstemsizce ağlamak veya “her şeye ağlıyorum” hissiyle baş başa kalmak işte bu içerideki derin yalnızlığın dışa vurumudur. Çok fazla üzülmek ve bunu saklamak ansızın bir ağlama krizi olarak patlak verir.

Durduk Yere Ağlama İsteği Neyin Belirtisi Olabilir?

Çoğu zaman dışarıdan bakıldığında hiçbir somut sebep yokmuş gibi görünse de durduk yere ve sebepsiz başlayan ağlama nöbetleri aslında içeride sessizce biriken çok ağır bir ruhsal yükün dışa vurumudur. İnsan zihni bilinçdışında biriken anıları, hayal kırıklıklarını ve yutulmuş öfkeleri asla silmez; sadece derine iter.

Zihin gün içinde biriktirdiği stres ve derin hüznü serbest bırakmak için gardınızın düştüğü ve en savunmasız olduğunuz o sessiz anları bekler. Ruhsal bir taşkın niteliği taşıyan bu ağlama atakları genellikle şu süreçlerin belirgin bir yansıması olarak karşımıza çıkar:

  • Gündelik hayatın beklentilerine yetişmeye çalışırken ortaya çıkan ağır tükenmişlik ve ruhsal yorgunluk
  • Uzun süredir bastırılan ve yaşanmasına izin verilmeyen bir kayıp veya ertelenmiş yas süreci
  • Kişinin dışarıdan güçlü görünme çabasıyla kendi hüznünü maskelemesi sonucu oluşan depresif ruh hali
  • Hamilelik dönemi veya lohusalık gibi hormonal değişimlerin ruhsal dalgalanmalara zemin hazırladığı aşırı duygusallık evreleri
  • Geçmişte yaşanan sarsıcı bir travmanın kişi farkında bile olmadan tetiklenmesiyle ortaya çıkan travma sonrası stres tepkileri

Sürekli Ağlama İsteğini Azaltmak için Öneriler

Bu yorucu döngüyü kırmak, ağlamayı zorla durdurmaya çalışmakla veya o gözyaşlarını bir zayıflık belirtisi olarak görüp onlardan utanmakla mümkün olmaz. İç dünyada yıllarca bastırılan ve görmezden gelinen o derin yası bedensel bir yolla tahliye etmeye çalışırken bu feryadı susturmak sadece içsel basıncı daha da artırır.

O gözyaşlarının anlattığı isimsiz hikayeye şefkatle kulak vermek iyileşmenin en temel adımıdır. Ağlamayı durduramamak bir yenilgi değil; zihnin artık o ağır ve sahte dayanıklılık maskesini taşımayı reddetmesi ve içerideki o yaralı tarafın nihayet duyulmak isteyen haklı bir yardım çağrısıdır.

Bu yoğun taşkınlık hissini yavaşça dönüştürebilmek için yol gösterebilecek adımlar:

  • Gün içinde hissettiğiniz o karmaşık ve isimsiz duyguları yargılamadan kağıda dökerek bir duygu günlüğü tutun ve iç dünyanızla güvenli bir temas kurun
  • Dışarıya karşı her an kusursuz ve güçlü görünme baskısını yavaşça bırakarak zayıflıklarınıza zihninizde şefkatli bir alan açın
  • Fiziksel dinlenmenize özen gösterin; uykusuzluk ve bedensel yorgunluk ruhsal savunmaları en çok zayıflatan unsurların başında gelir
  • Ruhsal çalışmalarınıza rağmen bu durum kontrol edilemez bir boyuttaysa, altta yatan nörolojik veya biyolojik bir neden olup olmadığını anlamak adına tıbbi bir değerlendirmeden geçin

Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalıdır?

Bu huzursuz edici durum günlük yaşam işlevselliğinizi tamamen bozuyorsa, insanlarla iletişiminizi kesmenize yol açıyorsa ve hayattan aldığınız keyfi bütünüyle yok ediyorsa bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. İç dünyanızdaki bu taşkınlık hissini yargısızca kapsayacak ve duygularınızın kökenine inmenizi sağlayacak derinlikli bir psikolojik destek süreci zihninizdeki o ağır kilitlenmeyi çözmenize yardımcı olacaktır.

Sürekli ağlama isteği için psikolojik destek
Psikolojik Destek
Sürekli Ağlama İçin Uzman Desteği

Durduk yere ağlıyor, gözyaşlarınızı durduramıyor ve bu durumun neden olduğunu bir türlü anlayamıyorsanız yalnız değilsiniz. Psikolojik destek süreci, o gözyaşlarının ardındaki bastırılmış duyguları ve yaşanamamış hisleri anlamanıza, içsel yükü güvenle boşaltmanıza ve kendinize şefkatle yaklaşmaya başlamanıza yardımcı olabilir.

Gizli ve güvenli iletişim Telefonla ön görüşme imkânı

Sürekli Ağlama İsteği için Hangi Uzmana Gidilir?

Bu tarz şikayetler hayatınızı ele geçirdiğinde öncelikle bir klinik psikolog veya psikiyatri uzmanına başvurmak gerekebilir. Ruh sağlığı uzmanları bu ağlama ataklarının temelinde yatan psikolojik dinamikleri şefkatle çözerken gerekli görürlerse organik bir nedene karşı nörolojik veya endokrinolojik değerlendirmeler için sizi ilgili tıbbi birimlere yönlendirebilirler.

Sıkça Sorulan Sorular

Sürekli ağlama isteği nöroloji ile bağlantılı mıdır?

Çoğunlukla ruhsal kökenli olsa da bazen biyolojik ve nörolojik faktörler de bu duruma yol açabilir. Psödobulbar etki olarak bilinen durum tamamen istemsizce gelişen nörolojik bir tepkidir. Beyin sapı ve yüz kaslarını kontrol eden sinir yollarındaki bazı farklılıklar kişinin kendi isteği dışında aniden ağlama krizleri yaşamasına neden olabilir.

Gece gelen ağlama isteği neden olur?

Gündüz koşturmacası içinde zihin bir şekilde meşgul kalır ve savunma mekanizmaları çalışmaya devam eder. Ancak gün sonunda yalnız bir şekilde eve dönüp odanıza geçtiğinizde ve evdeki herkes uyuduğunda sadece kendinizle kalırsınız. Tüm gün maskelenen o ağır hisler gece karanlığında savunmaların zayıflamasıyla birlikte şiddetle dışarı vurulur.

Hiçbir şey yokken ağlama isteği neden olur?

Bazen kalabalık ortamlarda, örneğin bir metroda veya toplu taşımada seyahat ederken ansızın bu his gelir. Çünkü o anlarda insan dışarıdan gelen aktif uyaranlardan sıyrılıp tamamen kendi iç dünyasıyla baş başa kalır. O an somut bir üzüntü nedeni yokmuş gibi görünse de aslında bu durum çok uzun süredir biriken ve zamanında ifade edilmeyen stresin o an bir çıkış yolu bulmasıdır.

Sürekli ağlıyorum, ne yapmalıyım?

Kendinizi zayıf hissedip bu gözyaşlarıyla savaşmak yerine bu duygunun bedeninizi terk etmesine izin verin. Ağlamak ruhsal bir arınma sürecidir. Duygularınızı bastırmayı bırakıp onlara şefkatle sarıldığınızda o boğucu his yavaş yavaş hafiflemeye başlayacaktır.

Ağlamak istemiyorum, ne yapmalıyım?

Ağlamayı zorla durdurmaya çalışmak o enerjiyi tekrar bedeninize hapsetmektir. Bunun yerine kendinize güvenli bir alan yaratın, derin nefesler alarak bedeninizi sakinleştirin ve zihninizi şimdiki ana demirleyin. Ancak bu isteğin kalıcı olarak geçmesi için o gözyaşlarına neden olan asıl yarayı anlamak ve onarmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir